free hit counters
27.10.2013 1219 Görüntüleme

Justin Bieber / As Long As You Love Me - Çevirisi

Yazılar ekrana sığmıyorsa sağa doğru kaydırın

As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece
As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece
As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece

I'm under pressure
- Baskı altındayım,
Seven billion people in the world
- Dünyadaki yedi milyar kişiye,
Trying to fit in
- Uyum sağlamaya çalışıyorum.
Keep it together
- [Hayatının] Parçalanmasına izin verme.
Smile on your face even though you feel like drowning
- Boğuluyormuş gibi hissetsen bile suratında bir gülümseme olmalı.
But, hey now, you know girl
- Ama bir dakika, biliyorsun kızım,
We both know it's a cruel world
- İkimiz de bu dünyanın acımasız olduğunu biliyoruz.
But I will take my chances
- Ama yinede şansımı deneyeceğim.

As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece
We could be starving, we could be homeless, we could be broke
- Açlıktan ölüyor olabilirdik, evsiz olabilirdik, kırılmış olabilirdik.
As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece
I`ll be your platinum, I`ll be your silver, I`ll be your gold
- Senin platinin olacağım, senin gümüşün olacağım, senin altının olacağım.
As long as you love, love me, love me
- Beni sevdiğin, sevdiğin, sevdiğin sürece
As long as you love, love me, love me
- Beni sevdiğin, sevdiğin, sevdiğin sürece

I'll be your soldier fighting every second of the day for the change girl
- Günün her saniyesi bir değişim için savaşan askerin olacağım.
You can be my Destiny's Child on a scene
- Sen de sahnedeki Destiny's Child'ım olabilirsin.
So don't stress, don't cry, we don't need no wings to fly
- O yüzden streslenme, ağlama, uçmak için kanatlara ihtiyacımız yok.
Just take my hand
- Sadece elimi tut.

[Big Sean]
I don`t know if this makes sense but, you`re my hallelujah
- Alakalı olur mu bilmiyorum ama, sen benim duamsın.
Give me a time and place, I`ll rendezvous it
- Bana biraz vakit ver ve bir mekanın adını söyle, randevu ayarlayayım.
I`ll fly you to it, I`ll beat you there
- Oraya kadar uçalım, seni orda yenerim.
Girl, you know I got you 
- Kızım biliyorsun, sen benimsin.
Us, trust, a couple things I can`t spell without U
- Biz, güven, U [Sen] olmadan heceleyemeyeceğim bazı şeyler sadece. 
[Us = biz, trUst = güven içinde u geçmeden -sen olmadan- hecelenemez.]
Now we on top of the world, cause that`s just how we do
- Şimdi biz dünyanın tepesindeyiz, çünkü biz böyle yaparız
Use to tell me sky`s the limit, now the sky`s our point of view
- Bana "gökyüzü limittir." derlerdi, şimdi biz gökyüzündeyiz.
Ask me `what`s my best side?`, I stand back and point at you
- Bana "en iyi tarafın ne?" diye sor ve ben gerileyip seni işaret ederim.
You the one that I argue with, feel like I need a new girl to be bothered with
- Kavda ettiğim tek kişi sensin, sanki başka kızla uğraşmalıymışım gibi hissediyorum
But, the grass ain`t always greener on the other side, it`s green where you water it 
- Ama çimen diğer tarafta her zaman yeşil değildir, suladığın yer yeşildir.
So I know, we got issues baby, true, true, true
- Ama biliyorum, sorunlarımız var bebeğim, doğru, doğru, doğru.
But I`d rather work on this you than to go ahead and start with someone new
- Ama bu problemleri çözmeyi tercih ederim, yeni biriyle baştan başlamaksa.
As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece.
 
As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece
We could be starving, we could be homeless, we could be broke
- Açlıktan ölüyor olabilirdik, evsiz olabilirdik, kırılmış olabilirdik.
As long as you love me
- Beni sevdiğin sürece
I`ll be your platinum, I`ll be your silver, I`ll be your gold
- Senin platinin olacağım, senin gümüşün olacağım, senin altının olacağım.
As long as you love, love me, love me
- Beni sevdiğin, sevdiğin, sevdiğin sürece
As long as you love, love me, love me
- Beni sevdiğin, sevdiğin, sevdiğin sürece


Ekleyen :